POSTMODERNİZM

En son güncellendiği tarih: May 31

''Postmodernizim, modernizmin büyük ölçüde formal ve işlevleştirilmiş diline karşı bir tepki olarak gelişmiş uluslararası bir üsluptur.''

Fotoğraf: Jeffrey Djayasaputra Fotoğraf: Charles Moore Vakfı


Postmodernizm, modernizmin sonrası ve ötesi anlamında bir tanımlama olarak kullanılmaktadır. Modern düşünceye ve kültüre ait temel kavram ve perspektiflerin sorunsallaştırılmasıyla hatta bunların yadsınmasıyla birlikte yürütülmektedir.


Postmodern kuramcılar ve sanatçılar, bir kültürel fikrin ya da sanat çalışmasının hiçbir zaman sabit olmadığını, yararlandığı kültür içerisinde bulunan çeşitli işaret sistemleriyle olan ilişkilerinden üretildiğini ileri sürerler.


Fotoğraf: Dierk Schaefer


Postmodernizm; bildik imgeleri yeniden birleştirmek, ödünç alıp kendine uyarlamak ve yeniden ortaya koymak suretiyle o işaret sistemlerinin kışkırtıcı, genellikle eleştirel bakışını sergiler. Temellik (kendine mal etme) bildik imgelerin özgün anlamlarını değiştirmek veya altüst etmek üzere onları yeni bir bağlamda tekrar ortaya koyma yöntemidir.


Sanatçılar tüketici kültürü, sanat piyasası, tarih, cinsiyet ve ırk temalarını işleme eğitimi gösterirler.



MİMARLIKTA POSTMODERNİZM


Mimari

Postmodernist Mimari, Modern Mimarlık’ın tekdüzeliğine ve katılığına tepki olarak 1960’lar da belirtileri görülmüş ve eski dönemlerin biçimlerini estetik ögeler olarak yeniden ön plana çıkararak 1970’lerde yaygınlaşmaya başlamıştır. Postmodernistler binalar hakkındaki kendi düşünce tarzlarını etkileyici ve özgürleştirici olarak görmüştür ve kural tanımaz yaklaşımları başka yollardan giden mimarlar üzerinde bile kalıcı bir etki bırakmıştır.


Fotoğraflar: archziner.com


Postmodernizmde biçimsel özgürlük adına biçimi aynen alan, üsluplaştıran, abartan, hatta karikatürize eden davranışlar görülmüştür. Modernizmin katılığını ve kurallarını hafifletmek için süslemeyi yeniden mimariye sokmuştur. Yunan ve Roma sütunlarının, alınlıkların, metopların kullanıldığı dekoratif cepheler gibi modern öncesi tasarımların ögelerini derleyip onları bağlamlarına karşı duyarlı kılmış, öteki üsluplarla birlikte çağdaş iklimde yeniden yaratarak geçmişe döndürmüştür.


Postmodernizm bir yandan geçmişi yeniden canlandırmayı savunurken öte yandan günümüz kent görüntüsünü etkileyen pop sanat ögeleri, reklam ışıkları gibi anonim ögeleri mimari öge olarak benimser. Postmodernizm yalnız yapı boyutunda kalmamış, ABD, Almanya ve Fransa’ da postmodernist akıma uygun mahalleler, kent parçaları geliştirilmiştir. Böylece kent boyutuna da yansımıştır.


Fotoğraflar: archziner.com


İç Mimari

Postmodern düşünce tarzı ön plana çıktığı dönemlerde imaja verilen önemin ve tüketiciliğin artışı ile beraber tasarım alanında çok değişken ürünler ve mekanlar oluşmuştur. Bu dönemde estetik kuralları mimarlığın geleneksel kurallarından öte, bir resim ya da heykel gibi düşünülmekteydi. Postmodernizmin yansımaları iç mekanda eğlenceli, tarihsel ögelerle yüklü, renkli, alaycı ortamlar olarak görüldü. İç mekandaki bu özgürlük havasının temelinde 70’lerde oluşan modern karşıtı gruplar ve görüşler bulunmaktadır. Alchymia ve Memphis grupları bunlardan en önemlileridir.


Memphis Furnitures Fotoğraf: Bobby Doherty


İç mekanlarda postmodernizm etkisi kendini tarihsel mimari ögelerin fonksiyonsuz olarak kullanımı, daha fazla renk kullanımı, gösterişli mekanlar, parlak malzemeli yüzeyler, birbiriyle ilgisi olmayan tarzda elemanların bir arada kullanımı şeklinde göstermiştir. Yük taşımayan kolonlar, boş kilit taşları, gereksiz veya ters kemerler, tapınak hissi vermek için yapılan üçgen alınlıklar bolca kullanılmıştır.


Fotoğraf: Pinterest Fotoğraf: Camille Walala


Malzeme olarak 80’lerin başında MDF (orta yoğunlukta yonga levha) ve Color Core gibi yeni malzemeler ortaya çıkmıştır. Plastik laminatın yeni bir versiyonu olan Colorcore malzemesini birçok mimar kullanmıştır. Bu malzeme, büyük bloklar halinde satılan ve istenilen ebatta ve şekilde kesilebilen ya da oyulabilen, renkli bir malzemedir.


İç mekan tasarımında gösterişi abartmak amacıyla pahalı malzemeler bolca kullanılırken bir yandan da birbiriyle uyum sağlamayan birçok malzeme de birlikte görülmektedir. İç mekanlarda ağır mermer görünümlerine, mobilyalarda bakıra, cam boncuklara, renkli mermere rastlanmaktadır.


Fotoğraf: Lorry Dudley Fotoğraf: Cleto Murari


POSTMODERN MİMARİNİN İLKELERİ


  • Toplumun belleğinde yeri olan, geleneksel, yerel veya bilinen bir mimari dil kullanılması gerektiği savunmuştur. ( Evrimci yaklaşım)

  • İnsan ruhuna ve düş gücüne seslenen fiziksel bir çevre yaratmayı, yapıların kişilerin yalnızca bedenleriyle değil ruhlarıyla da yaşanabilir olmasını istemiştir.

  • Mimari mekan ve biçimlerin insan belleğine, geçmişle yeniden ilişki kurabilmesi için yardım etmesi ve köklerimizin nereden geldiğini sürekli anımsatması gerektiğini savunmuşlardır.

  • Çağın zengin anılar ve simgelerle dolu, çoğulcu bir çağ olduğunu benimseyip anlığa olduğu kadar duygulara da seslenen bir mimarlık oluşturmak amaçlanmıştır.

  • Karmaşık, çelişkili, anlam açısından zengin ve belirsiz tasarımlar, göze hoş görünen yapılar, çeşitli ögeleri dışlayan değil içeren bir mimarlığa yönelmişlerdir.

  • İç ve dış mekanlarda pastel tonlardan neona kadar parlak renkler kullanılmıştır.

  • Göz alıcı ve tuhaf binalar tasarlanmıştır.

  • Olağandışı şekiller ve efektler oluşturmak için farklı malzeme kombinasyonları kullanılmıştır.

  • Klasik mimarinin dili modern bir dokunuşla yapılara uygulanmıştır.


Fotoğraf: Charles Jencks Fotoğraf: Norman McGrath



POSTMODERN MİMARLAR


Postmodernizm’in öncüleri Robert VENTURI ile Charles MOORE’dur. Venturi, Modern Mimarlık’ı çirkin ve sıradan bulduğunu belirterek, Mies Van Der Rohe’nin ‘ Less is more’ ( Az, çoktur.) sloganının karşısına ‘ Less is a bore’ ( Az, sıkıcıdır.) sloganıyla çıkmıştır.


Diğer postmodern mimarlar: Michael Graves, Ettore Sottsass, Memphis Group, John Burgee, Jon Jerde, Philip Johnson, Ricardo Legorreta, Ricardo Bofill, William Pereira, Cesar Pelli, Antoine Predock, Robert A.M. Stern, James Stirling, Peter Eisenman, Thomas Gordon Smith


Robert Venturi Michael Graves Memphis Group

Fotoğraf: Studio Azzurro


POSTMODERN MİMARİ YAPILAR


Vanna Venturi House, Robert Venturi, 1959


Fotoğraf: Smallbones


Bu yapı karmaşıklıkları ve çelişkileri tümüyle içinde barındırır; hem karışık hem basit, hem açık hem kapalı, hem büyük hem küçüktür; ögelerin bazıları bir düzeyde iyi, bir başkası da kötüdür. Düzeni, hem genel olarak tüm konutlarda ortak olan ögelere hem de özel olarak bu eve ait ögeler uyum sağlar ( Venturi,1991).


Değişken eğimli çatısı ve geniş kırık alınlığıyla dikkat çekmiştir. Girişin üstünde bir kemer anıştırması bulunur, cephede ise uçan şerit detaylar vardır (Jones,2013).


İç mekanlar, biçimleri ve iç ilişkileri açısından karmaşıktırlar ve çarptırılmışlardır.

İçeride bir bütün olarak plan, dışarının simetrik tutarlılığını yansıtır; dışarıda görünüşteki delikler, içerinin özel koşullara bağlı olarak çarpıtılmış bölümlerini yansıtır.

Plan, içeride ana hatlarıyla simetriktir. Merkezindeki düşey çekirdekten, ön tarafta iki uçta bulunan mekanı arkadaki büyük merkezi ana mekandan ayıran, hemen hemen simetrik, iki tane köşegen duvar çıkar.



Fotoğraflar: Venturi, Scott Brown and Associates, Inc.'in izniyle


Fotoğraflar: Venturi, Scott Brown and Associates, Inc.'in izniyle


Fotoğraflar: Venturi, Scott Brown and Associates, Inc.'in izniyle


Fotoğraflar: Venturi, Scott Brown and Associates, Inc.'in izniyle



Piazza D'Italia, Charles Moore, 1978


Fotoğraflar: Charles Birnbaum


Mississippi Nehri ve Vieux Carré arasında Depo Bölgesi'nde yer alan bu iki dönümlük plaza, 1978 yılında ihmal edilmiş şehir limanını modernleştirmek için bir kentsel canlandırma planının parçası olarak tasarlanmıştır. İtalyan-Amerikalıların New Orleans'a kültürel katkılarını anan tuhaf tasarım, Charles Moore ve mimar firma Perez & Associates arasındaki işbirliğinin bir sonucudur. Bir şehir bloğunun orta kısmını kapsayan sanayi binaları ve otoparklarla çevrili olan plazaya, parke taşlarıyla kaplı bir yürüyüş yolu ile kuzeyden ulaşılıyor.


Fotoğraflar: Charles Birnbaum


Doğu bölümü, Roma mimarisinden referanslar içerir: Sarı, koyu sarı ve kırmızı renkte sıva ve canlı renkli sütunlar Beş Klasik Düzeni temsil eder. Kemerli kapılar, Latin alfabesi ile süslenmiş duvarlar vardır. St. Joseph Çeşmesi, floresan ışıklarla aydınlatılmıştır.


Fotoğraflar: Charles Birnbaum


Fotoğraflar: Charles Birnbaum

Portland Binası, Michael Graves, 1982


1980’lerin başında bir yarışma projesi olarak tasarladığı Portland Belediye Hizmet Binası ise, Amerika’da inşa edilen ilk büyük ölçekli Postmodern yapı olarak mimarlık tarihinde yerini almıştır.


Fotoğraf: Michael Graves Studio


Fotoğraf: Steve Morgan Fotoğraf: Holly Hayes


Fotoğraf: Michael Graves Studio Fotoğraf: Alan Ainsworth



Humana Binası, Michael Graves, 1985


Ulusal bir Onur Ödülü alan 26 katlı, 525.000 metrekarelik şirket merkezi olan Humana Binası, bir nesil ofis binasını bağlam yaklaşımıyla doğrudan etkilemiştir. Açık plazalarda bulunan modern yapıların aksine, Humana Binası tüm alanını kaplar ve sokağı önemli bir kent formu olarak yeniden kurar.


Fotoğraf: Ken Mccown


Fotoğraf: Scott Moore


Ödüllü iç mekan, güzelce ayrıntılı ve ferah kamusal alanlardan, çalışanların salonlarına ve ofislerine kadar, iş yerinin kalitesini vurgulamıştır. Açılış gününden bu yana Humana'da çalışmış olan çalışanlar, binanın bugün taşındıkları zamanki kadar taze ve işlevsel olduklarını söylemiştir.



Swan and Dolphin Hotel, Michael Graves, 1990


Michael Graves, Walt Disney Swan ve Dolphin otellerinde Disney geleneğini en şatafatlı noktaya getirmiştir.


Fotoğraflar: swandolphinmeetings.com


Yapının tamamı, (çatıları, dış duvarları , iç mekanlar) gösteri alanı kapsamındadır. Çok uzaklardan görülebilen dev kuğu ve yunus heykelleri, dev deniz kabuğu ve havuz-vazolar çatının en üst noktalarına simetrik olarak yerleştirilmiş, aynı motifler duvarların dokusunu tanımlamış, yer yer serpiştirilen sirk çadırını andıran çatı örtüleri ve muz ağaçlarıyla ilk perde tamamlanmıştır.


İkinci Perde olan,iç mekanların ve mobilyaların tanımında ise, aynı tema tekrarlanmıştır.


Fotoğraflar: swandolphinmeetings.com


Fotoğraflar: swandolphinmeetings.com



POSTMODERN MOBİLYALAR

Fotoğraf: Dennis Zanone



Lounge Chair, Michael Graves

Bu sandalye konferans odası ya da yemek odası için kullanılmıştır.

Makineye dayalı olmak yerine; estetik olan bu sandalye bir zanaat geleneğini takip etme girişimindedir.

Abanoz kakma ile kuş gözü akçaağaç türü kaplama yapılmıştır. Bacaklar, oturma kısmı, sırt gibi bu mobilyanın, çeşitli unsurları soyut edilmiş olsa da, mobilya görüntülerinde zoomorfik ve antropomorfik etkiler vardır.






Klismos Chair, Michale Graves










Doğrudan, Yunan dönemindeki Klismos sandalyesinden etkilenmiştir. Konfor ve dayanıklılık için güncellenmiş hali olarak düşünülebilir.

Günümüz versiyonu klasik olanın temiz ve modern bir şekilde yorumlanmasıyla oluşmuştur.




Quenn Anne, Robert Venturi


Ahşap kaplama veya laminatla kaplanmıştır.


Queen Anne motifi ile delinmiş bükülgen laminasyonlarda çerçeveye sahiptir.














Art Nouveou, Robert Venturi


Ahşap kaplama veya laminatla kaplanmıştır.


Art Nouveou motifi ile delinmiş bükülgen laminasyonlarda çerçeveye sahiptir.













Biedermeier, Robert Venturi


Ahşap kaplama veya laminatla kaplanmıştır.


Biedermeier motifi ile delinmiş bükülgen laminasyonlarda çerçeveye sahiptir.
















First Chair, Memphis Group


Michele De Lucchi tarafından 1951 yılında Ferrara, İtalya'da tasarlanmıştır.


Boyutları 35 " hx 23" x 19,5 cm dir.


Sırt ve kollarda parlak polyester boya kaplamaları kullanılmıştır.

Koltuğun metal çerçeveye bağlanması yalnızca klips ve vidayla yapılmıştır.





Bel Air, Memphis Group


İkonik 'Bel Air' koltuğu, Kaliforniyalı tasarımcı ve seramikçi Peter Shire tarafından tasarlanmıştır ve kolektifin imza nesnesi haline gelmiştir. Gruptaki en yaygın kitapın kapağında kullanılmıştır. Sandalyenin asimetrik sırt kısmı kısmen köpekbalığı yüzgeçlerine ve kısmen de Malibu sahilinde bulunan mimar John Lautner tarafından Stevens House'a dayanmaktadır. 'Bel Air' adını CA'da bulunan beş yıldızlı bir otel olan Beverly Hills'den almıştır.





Lido Kanepe, Memphis Group


Michele De Lucci tarafından 1982'de tasarlanmıştır.

Malzeme olarak ahşap , plastik, laminat ve metal kullanılmıştır.



















Kaynakça:


Venturi,R.,1991, Mimarlıkta karmaşıklık ve çelişki.

Calloway,S.,1988, Twentıeth-century Decoration.

Pile,J.,2009, A History of Interior Desing

Crochet,T.,1999, Designer's Guide to Furniture Styles

Abrams, J. (1995). Michael Graves: Buildings and Projects, 1990-1994

Abrams, J. (1995). Michael Graves: Buildings and Projects, 1982-1989

Jameson, F. (1994) Post Modernizm, İstanbul: YKY

Kostof, S. (2010). A History of Architecture, New York : Oxford University Press

https://tclf.org/landscapes/piazza-ditalia

archdaily.com

dezeen.com

https://thetriumphofpostmodernism.tumblr.com/post/113498068923/the-humana-building-louisville-kentucky-michael

https://disneyworld.disney.go.com/resorts/swan-hotel/

https://archziner.com/home/architecture/70-beautiful-examples-postmodern-architecture/



0 görüntüleme

© 2023 by Design for Life.

Proudly created with Wix.com

  • Grey Instagram Icon