İÇ MİMARLIK EĞİTİMİ VE TASARIMA GİRİŞ

En son güncellendiği tarih: 21 Kas 2019

Eğer bu yazıya tıkladıysanız ya bu konuya çok ilgilisiniz ya da artık bir İç Mimar adayısınız. Bu yazımızda İç Mimarlık eğitimine ilk başladığımızda nasıl bir süreçten geçeceğimiz konusunda karaladık.





'' Tasarımcı kimliği kazanmak zor bir süreç gibi görünebilir ancak bu süreçte nelere odaklanacağımızı bilirsek sonuca daha kolay ulaşabiliriz. ''

Eğitimin ilk senesinde Temel Sanat ve Temel tasarım gibi dersler verilerek tasarım yapmayı öğretmek amaçlanır. Bu derslerde sizden bazı tasarımsal kararlar vermenizi gerektirecek ödevler istenebilir ve ortaya koyduğunuz işler hocalar tarafından reddedilebilir. Hocaların sizden ne beklediklerini anlamayabilirsiniz. Ama panik yapmayın çünkü ilk kez böyle bir eğitimin içindesiniz. Bu noktada bize yardımcı olacak şey tasarım gücümüzü kendimizin keşfedeceğini farkında olmaktır. Çünkü tasarım; kuralları olmayan, görerek, deneyimleyerek öğrenilen bir süreçtir.


Odağında tasarım olan tüm eğitim sistemlerinde maddenin boşlukta kapladığı hacim yani formu, soyut veya somut nesnelere dönüştürmek amaçlanır. Bu dönüştürme sürecinden verimli bir sonuç elde etmek için sürekli çizerek düşünmeliyiz yani bol bol ESKİZ yapmalıyız. Ortaya çıkan çalışmalarımız üzerinden aldığımız kritikler doğrultusunda ( yaptığımız işin hocalar tarafından değerlendirilmesi ) tasarımımız gelişir ve bir sonraki adıma geçebiliriz. Bazen kritiklerde hocalar tarafından yapılan eleştirilerin farklılık gösterdiği, birinin onay verdiği konuda diğerinin olumsuz yorumlarda bulunduğu durumlar olabilir. Bu tutum karşısında sinirlerimiz bozulabilir. Yapmamız gereken yavaşça elimizdekileri yere bırakıp oradan uzaklaşmak olmamalı (!) Bu durum tasarımda tek bir doğrunun olmadığını ve tasarımın göreceli bir kavram olduğunu gösterir. Bu nedenle eleştirilere açık olmayı aynı zamanda kendi algımızı geliştirmek için biz de çevremize eleştirel gözle bakmayı öğrenmeliyiz. Çünkü etrafımızda bulunan her nesne bir tasarım ürünü olduğu gibi yeni bir tasarım için çıkış noktası da olabilir. Aynı şekilde her nesne bir problemin çözümü olarak ortaya çıkmıştır ve birçoğu yeni problemler yaratmaktadır, bu da tasarımın sürekliliğine ve üretimin devamlılığına sebep olur.




Hazır eleştiri konusuna değinmişken biraz da birçoğumuzun korkulu rüyası olan JÜRİ’den bahsedelim. Jüri, öğrencilerin projelerini değerlendiren hocalardan oluşan kuruldur. Örneğin vizede jürinin ve bütün sınıf arkadaşlarınızın karşısında yaptığınız projeyi sunmanız gerekmektedir. Jürinin ‘bunu neden böyle yaptın’ baskısı ve eleştirileri eşliğinde heyecandan kekeleyerek sunum yapmak zor biliyoruz. Fakat zamanla bu sistemin size projenizi savunmayı öğrettiğini, karşı tarafı ikna edebilme kabiliyeti ve kalabalık karşısında konuşabilme yetisi kazandırdığını siz de fark edeceksiniz.


'' Kritik almak, jüriye çıkmak, bakış açımızı değiştirmeye çalışmak derken bu eğitim sistemine alışma sürecinde bocalayabilirsiniz ya da hemen adapte de olabilirsiniz. Ne kadar çalışıp üzerine düşerseniz o kadar çabuk kavrarsınız. O yüzden sürekli çizim ve araştırma yaparak kendimizi geliştirmeliyiz. ''
366 görüntüleme

© 2023 by Design for Life.

Proudly created with Wix.com

  • Grey Instagram Icon